Gençler neden dinden ayrılır

Dinden ayrılan her gencin beyninde, bir muhafazakârın bıraktığı kötü algının payı vardır.

Dinden ayrılan her gencin beyninde, bir muhafazakârın bıraktığı kötü algının payı vardır.

Eskiden İstanbullu bir aileden evlenilecek kızda aranan özellikler:

  • Ailesi,soyu,kökeni.
  • Konuşması (eğitim göstergesi) oturup kalkması, görgüsü.
  • Dini eğitimi
  • Musiki bilgisi

 

Mutfağı sorulmazdı. Çünkü kadın yemek yapmak zorunda değildi. Bekareti de sorulmazdı ayıptı.

Erkeklerde ise damadı kontrol etmek için kızın babası, damadın yaşadığı yerdeki camiye sabah namazında gidermiş.Damadı eğer görüyor ise erkenden kalkan birisi olması artı puanmış.Tırnakları,görünüşü yanında damadın çalıştığı yere de ziyarette bulunup amirinden fikir alınırmış.

Damadın çapkınlığı ise onun itibarı için en kötü duyum kabul edilirmiş. Çapkın kişi ileride zampara da olur derlermiş. Zampara ise evli iken bunu yapana deniyormuş çünkü. Ayrıca boş vakti çok olan adam boş adamdır derlermiş ve yolda işine yavaş yürümesi bile eksi puan olurmuş.

Yaşıtım arkadaşlarımdan bazısı çocuklarının lise çapkınlık hikâyelerini anlatırlarken durup düşünüyorum. Utanılacak bir şey zamanla nasıl övünülecek hale gelebilir? Diye. Kızına zevk için ilişen olsa namus meselesi yapacak adamlar, oğullarının çapkın olmasına övünüyorlar.

Bunların büyük çoğunluğuysa kendilerini muhafazakâr kabul eden gereksizler sürüsünden çıkıyor. Analizim şu:Çocukluğunda eli kız eline değmemiş, o günah,bu günah diye fanusta büyüyüp,gazeteden kopardıkları bir resimle banyoya koşan zavallılar,samimi ortamlarda gösteriyor yüzünü.

Üniversitedeyken benim her hareketimi eleştiren cemaatçi ve aileleri tarikatçı sınıf arkadaşlarım vardı. Bunlardan cemaatçi olanlar ABD ve Avrupa görünce facebk fotoğraflarında köpük partilerinde resimlerini gördüm. Tarikatçı olanlarının ise devlette işe girenleri daha beterdi.

Kimisi belediye kadrosunda kimisi de devletin farklı birimlerinde işe başlamıştı ve Bosna’da ikinci eş, Kosova’da ikinci eş kovalıyorlardı. 2. Eş hikâye beyler. Dert Metres derdi. Nikah ise bunun paketleme tarzı. Muhafazakâr bürokratın çoğunda bu hastalık vardır ve geçmez.

İsim de verebilirim soran bir devlet yetkilisi olursa ama benden ziyade devletin bilgi vermekle yükümlü kurumları da onlara aynı bilgiyi verebilir. Bosna’ya, Makedonya, Arnavutluk ve diğer Balkan ülkelerine gönderilen malzemenin çoğu böyle dostlar. Evvelâ malımızı tanıyalım.

Bunları ve bunların skandallarını.neden duymuyoruz? Çünkü gizleniyor. Ben de görüyor, biliyor ve gizliyorum çünkü kimsenin namus bekçisi değilim. Ama hükümete tavsiyem, sağa sola ilahiyatçıdır dindardıt diye bürokrat göndermek ters tepebiliyor. Bu insanların çoğu şehirli değil.

Şehir görgüleri zayıf, dil bilmiyor ve gittikleri ülkelere dair hiçbir şey çalışmadan bir şeyler okumadan gidiyorlar.Monşerler çoğu şeyi gençlik günlerinde yaşadıkları için doygun ve tatmin sahibi insanlardı. Dindar mıydı değiller miydi bilmem de şimdiki kadrolar Dindar mı?

Hiç sanmıyorum.Şimdiki kadroların dindar oldukları tam bir palavra olabilir. Dinci ile Dindar mefhumlarını ayıralım bir defa.Dindar, dinin hayatına ve görünüşüne,görgü ve vizyonuna kalite kattığı ilkeli kişidir. Dinci ise bir ezberin prototip ucubesidir. Cahildir, vizyonsuzdur.

Ne var ki ülkemizde dinciler sayesinde dindarların da marka değeri deniz seviyesinden fazla yukarıda değildir. Dinci çukur ise dindar sıfır noktasını temsil etmektedir çünkü ülkedeki dindarların da büyük çoğunluğu korkaktır. Çünkü çoğu “dincilerin” elindeki imkânlara tâbidir.

Dinci, dinin ticaretini, onun satış ve pazarlamasını PR’ını yapar. Çoğu namaz bile kılmaz. Bugün gidin bir partinin gençlik kollarına içerideki mescidde kaç kişi namaza geliyor bakın.Ben baktım. 5-6 Fazla değildi. Bir saat de bekledim hatta oturup. Ama dini muhabbetse gırla.

Artık dinin hayata kalite katıp katmadığını sorgulamak yerine hangi dine inandığımızı sorgulamak gerekiyor. Eğer inanıyor ve yaşantınızı dine göre yaşıyor iseniz beş sene önce de aynı noktada iseniz kaldırın atın o dini çünkü büyük olasılıkla o şey uydurmadır. Din değildir.

Türkiye’de din diye algılanan şeyin yüzde ellisi gelenek, yüzde yirmibeşi uydurma hikâye ve menkıbeler, yüzde yirmisi ise israiliyat yani dine sonradan giren kurallardır. Kalan yüzde beş ise hayata tatbik edilmeyen ezberlerdir. Bu yüzde beşin çoğu da görüntüdür.

Cuma mesajları, kandil, bayram mesajları atan adam vazifesini tamamlamış oluyor. Tibette dua yazılı silindirleri eliyle çeviren kişilerin çıkıp laylaylom yürümesi gibi hayatına devam eder bu kişiler. Cuma da ezbere dönmüştür. Çevrenize bir bakın lütfen. Kişileri tartarak bakın.

Dinin görüntüsüne kalite kattığı kaç kişi görüyorsunuz? Konuşmasına kalite kattığı kaç kişi var? Ter kokmayan kaç mümin, parasını Türk lirasında değerlendiren kaç inanan var? Ülkede bunca fakir varken ben Acarkentte villada oturamam diyen kaç kanaat serserisi vardır?

Reform dine değil ona inandığını düşünen kişilere lazımdır. Dinciler için reform değil bazısını Prag’da 1600’lerde Katolik idarecierin camdan aşağı atılması gibi belki direkt camdan aşağı bile atsanız şimdikinden daha fazla düşmeleri sözkonusu değildir. Dinimiz güzeldir.
O güzelliği uyduruk programlarda göremez,yağlı bürokratlar ve katıldıkları uyduruk sözde dini toplantılarda da duyamaz, hutbelerde belki kokusunu alamasanız da bu din, birbiri ile kavgalı, uslanmaz çöl kavimlerinden astronom, tıpçı, felsefecilerin çıktığı bir medeniyeti kurdu.
Beş sene önce girdiğim sınıflarda bir en fazla iki ateist,bir o kadar deist ve agnostik varken çoğu inancı ile barışık öğrenciler görürdüm.Şimdi ise yarısı inançsızdır.Çünkü dinin bu ülkede marka değeri bitirildi. Ülke muhafazakârlarına bencil, fırsatçı, kadrocu algısı yapıştı.

Arada bir haç takan gençleri görüyorum.Sorduğumda estetik için takıyoruz diyorlar. Adları Enes, Furkan,Aziz,Emre gibi dinî isimler olabiliyor. Bu noktada şu son sözü söyleyip kapatıyorum.

Dinden ayrılan her gencin beyninde, bir muhafazakârın bıraktığı kötü algının payı vardır.

– Yüksel Hoş

https://twitter.com/jxlhs/ 22 Ocak 2020

Leave a reply

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s